30 Temmuz 2014 Çarşamba

Hi! School: Love On (Şirin bir dizi doğuyor...)




My girlfriend is a gumiho'dan sonra izlediğim en şirin dizi olmaya aday:  Hi! School: Love On
Aday diyorum çünkü sadece 2 bölüm yayınlandı. Sonradan ne olur bilinmez ama bu diziyi takip etmeniz için şimdiden tanıtmaya karar verdim. Bir sonraki haftayı iple çekiyorum size de bu işkenceyi yaşatmak isterim :)

Dizimiz insana dönüşen bir melek ve peşine takıldığı liseli sıcakkanlı bir çocuk hakkında...

Meleğimizin görevi can almak...Kitabından ölecekleri haber alıp ruhlarına eşlik etmeye gidiyor. 49 Days'deki Ruhbekçisi gibi. 
Yine bir gün ruhlardan birine eşlik ederken esas oğlanla karşılaşıyor ve kendinde bir tuhaflık sezinliyor.



Kızın gerçek hayatta fazla küçük olması başlarda canımı sıksa da izledikçe önemsenmeyecek bir durum olduğunu, oyunculuğu ve şirinliğiyle bu durumu fazlasıyla kurtardığını fark ettim. İzleyince siz de göreceksiniz mutlaka. Konuya dönelim..
Bir yandan can almakla meşgul kızımız vakit buldukça da insan dizilerini izlemektedir. (O bile dizi bağımlısı biz ne yapak?)


Dizileri izlemesinin sebebini sunbae'sine insanları anlayabilmek olarak gösterir. Neden öleceklerini bildikleri halde yaşıyorlardır? Sunbae'nin pek akıl sır erdiremediğine bakılırsa insanlarla bu kadar çok ilgilenmesi meleğimiz için anormaldir. Fakat o bunu kafasına pek takmaz...

Biraz da esas oğlan cephesine bakalım. Shin Woo-Hyun(Nam Woo-Hyun), büyükannesiyle birlikte yaşayan liseli bir gençtir. Sıcakkanlı ve yakışıklı olması okulunda onu fazlasıyla popüler biri haline getirmiştir. Öyle ki 
dakika bir gol bir derken kızın biri Woo Hyun için kendini çatıda bulur( Aslında biraz da annesi ile ilgili sorunları yüzünden ama bu ayrıntıyı es geçiyorum). Bizimki de kahraman edasıyla kızı kurtarmaya gelir tabii.


Kitabından haberi alan melek de uzak bir köşeden sahneyi izlemektedir. Fakat izlediği diziler kadar zevk almaz bu sahneden...Sonrasında garip olaylar baş gösterir. Woo Hyun işin içine karışınca kitaptaki ölen kişinin resmi kız ve Woo Hyun arasında gidip gelir. Anlam veremeyen melek kitabı düşürmüştür ancak kitaptan önce yere inerek durumu kurtarmıştır. Bu sırada yukarıda olaylar beklenildiği gibi gelişmeyerek, Woo Hyun tek başına çatıdan düşmüştür.

Melek istemeden de olsa Woo Hyun'un üzerine düşmesini engelleyerek, bir ölümlüye yardım etmiş ve onun yaşamasına sebep olmuştur. 
Kızımız, kitabı aniden ortadan kaybolurken tüm görünürlüğüyle melek olmaktan çıkmış, insan dünyasına adım atmıştır artık. 
Ve bu dünyada Woo Hyun'dan başka tanıdığı kimse yoktur...Doğal olarak kız da çocuğun peşine takılır. Tıpkı Gumiho gibi. Çocuk kazadan sonra kızın hafızasını yitirdiğini yahut aklını kaybettiğini düşünmektedir. Merhametli biri olduğu için kızı kovamaz ve başlarda peşinden gelmesine izin verir. Ancak başı sandığından daha büyük derttedir. 

Yemek yemeği bile bilmeyen bir melekten bahsediyoruz sonuçta..

Neyse ki kızın hafızasının yakında yerine geleceğine inanan büyükanne de kızı kabullenir ve birlikte yaşamaya başlarlar. 

Bu arada kızımız geri dönmek için gökyüzüne burada olduğunu haykırmaktan başka çare bulamamaktadır.

Woo Hyun bunu pek eğlenceli bulup katılmaya karar verir :)

Ne var ki insan olmak hakkında hiç bir şey bilmeyen kız (Adı Lee Seul Bi olmuştur artık) çocuğun başına bin bir türlü bela açmakta gecikmez. Bütün bu olanlara katlanamayan Woo Hyun'un sabrı taşmıştır artık. Onu takip etmemesini söyleyerek kızı terk eder. 


Burada kıza çok acıdım doğal olarak. Ona yardım edecek başka kimsesi yok ve yardım etmeye çalışırken soruna yol açmıştı sonuçta... 
 En nihayetinde sokaklarda bir başına kalıverir ve aniden geri dönmenin yolunun ölmekten geçtiğini düşünmeye başlar. 

Çok sevgili Woo-Hyun, kızı ölümden son anda kurtarır ve onun yeniden hayatına girmesine izin verir. ( Cansın sen ya..)


Yağmurlu bir günde olmazsa tadı çıkmaz...

Yeniden eve dönen kızımız mutludur ve geçmişe kolaylıkla sünger çekmiştir. Ancak Woo-Hyun için bir melekle aynı evde yaşamak hala pek kolay değildir.. :)

İyi bakamadığından yakınan bir melekle... :)

Fakat her şeye rağmen şirin bir çiftin doğuşu müjdelenmiştir ve izleyici mutludur..


Tek sorun şu ki kızın güçleri tam olarak kaybolmamıştır ve kullandığında sonuçları pek iç açıcı olmamaktadır.
Woo-Hyun başka bir liseye transfer olmak zorunda kalmıştır ve bu yeni lise belalı tiplerle doludur.
Daha da kötüsü ileriki bölümlerde kızımız da bu okula başlayacak gibi görünmektedir.
Tek sorun mu demiştim? :S
İzleyip görelim...














10 yorum:

  1. Çok çok çok tatlı bir diziydi kendisi :) Her hafta tek bölüm olması can sıkıcıydı ama acısıyla tatlısıyla bitirdik diziyi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet her hafta 1 bölüm olması ve bazı haftalar yayınlanmaması kötü oldu ama güzel bitti :)

      Sil
    2. Aynen öyle oldu :) Sadece kızın fazla küçük olmasını garipsemiştim ama dizide aynı yaştalardı ve kız çaktırmıyordu kendi yaşını o yüzden o da o kadar kötü durmamıştı.Tamamen şeker mi şeker bir diziydi :D

      Sil
    3. Kızın küçük olması başta beni de düşündürüyordu ama altından kalktı bence deneyimiyle:)

      Sil
    4. Öyle oldu vallahi :) Oyunculuğunu ağzım açık izledim :) Küçük olduğunu hissettirmedi seyirciye :)

      Sil
  2. Tek bir soru:

    Siz bu dizilerden nasıl habedar oluyor, üstüne bir de hayranı oluyorsunuz? Nereden izleyebiliyorsunuzu zaten geçtim :)

    Hayatım boyunca yabancı dizi namına sadece The Roots ve The Adventures of Sinbad izledim. Öyle diziler izliyor, paylaşıyorsunuz ki kırk yıla arasam bulamam :D Kıskanıyorum arkadaş :.(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eheheh :) valla bir kere içine girdin mi çıkamıyorsun..sırf k - drama çevirmek için kurulan siteler var düşün oraya girince seç beğen al yapıyorsun kolay iş aslında :)

      Sil
  3. Peki neden özellikle Kore? Japon-Çin dizileri falan bir yere kadar ama özellikle Kore, neden niçin, niye :)))

    Daha mı duygusal, daha mı profesyonel, prodüksüyon daha mı adam akıllı, nedir bu Kore dizilerini bu kadar özel kılan? Hele Türkiye'de! Yoksa Tahsin Yazıcıyla bir alakası var mı :))))

    Aynı şekilde Arapların da Türk dizi hayranlığı var mesela. Benim adını sanını duymadığım bir sürü oyuncuya hayranlar. Ben mi birşey kaçırdım arada anlayamıyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben bu yorumu neden görmedim acaba :) biraz gecikmeli olarak da olsa cevap vermek istedim şimdi görünce :)
      bana kalırsa kore dizilerinin popülerliğinin profesyonellikle alakası yok. Benim sebebim, daha içten ve duygusal olması. belki de sadece bizden farklı oldukları için seviyoruz bilmiyorum oldukça uzak bir kültür çünkü :)

      Sil
  4. O popüler seri içinde aşina olduğum, artık klip miydi, film miydi unuttum, tek şey; bir oğlan okulun asi elemanının ondan daha da asi ve şirret sevgilisine aşık oluyordu. Bu asi eleman kızı sürekli dövüyordu, zavallı aşık oğlan kızı kurtarmaya gidiyordu, sonra o çete kızla beraber oğlanı da dövüyordu, sonra kız sen neden beni kurtarıyorsun der gibi, bilahare bir daha oğlanı dövüyordu. Oğlan sürekli kıza iyilik ediyordu falan, sonunda bu asi herif oğlanla kızı toptan bir güzel dövüyor çekip gidiyordu, kız da aptal aşıkla mutlu mesut yaşıyordu... Allahııım ne de güzel tarif ettim :)

    Bir de Acacia filmi var ki ailece iyi yaralamıştı bizi. Ha bir de Mai Wei, izlediğim en iyi savaş filmi.

    Ya şimdi düşündüm de, çaktırmadan ben de hayranı mıymışım neymişim be :D

    YanıtlaSil