26 Aralık 2015 Cumartesi

Kusurlu bir ruh


Dikiş makinesinde bir çekmece.
O çekmecede dedemin piposu,
içi paslı iğnelerle dolu eski demir kutusu,
ve vidası gevşemiş makası durur.
Tıngırdar iğnesi makinenin susmaksızın,
Bir aşağı bir yukarı,
Yazdığı bir şiir varmış gibi.
Kopmuş, yırtılmış, 
sökülmüş ruhumun parçalarını birbirine diker halbuki.
Eskisinden daha sağlam,
daha kusurlu,
daha az güzel.
#
Yeniden kaybetmek de mümkün,
gün bile batıyor...
Sonra çamurlu, sersefil, kir pas içinde,
yeniden doğuyor.


Z.y.

8 yorum:

  1. Süpersin Zeynep'ciğim yüreğine, kalemine sağlık...:)

    YanıtlaSil
  2. "Gün bile batıyor... Ve yeniden doğuyor..." Biz insanlar da öyleyiz sanırım. Batıyoruz, doğuyoruz, doğuyoruz ve yine batıyoruz... Kim bilir ne zamana dek...

    YanıtlaSil
  3. Birileri eski ahşap dikiş makinelerine beslediğim takıntıdan bahsetmiş olmalı!!

    Bir de hep söyleyim diyorum sonra vazgeçiyorum ama artık dayanamayacağım. Lisede Zeynep Yılmaz adlı bir sınıf arkadaşım vardı. Onun da böyle harika şiirleri vardı, bazılarını bana bilgisayarda süslü püslü yazdırmıştı hatta, hala saklarım... Mezun olduğuktan sonra kaybettik birbirimizi, ne yapar ne eder bilmem. Özetle, lisede "Karanfilim" diye bir şiir yazmış mıydın? Bak gizli kalmak istersin diye, yaş, zaman veya yer filan vermiyorum, anonimliğe de o kadar saygılıyımdır yani :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim de eski ahşap dikiş makinelerine meylim var :)) çok severim kendilerini.
      Ve o kişi ben değilim sanırsam, karanfilim diye bir şiirim olmadı hiç :)

      Sil
    2. Görünüşe göre siz "Zeynep Yılmaz"larda genel olarak var bu sanatçılık :)) Neyse en azından ha sordum ha sorucamdan kurtuldum, sordum :D

      Sil
    3. Aman efenim benimkiler nacizane karalamalar :)
      Aynen acabalar insanı kemiren şeyler sormak lazım :)

      Sil