26 Nisan 2015 Pazar

Benim hayatımın aksine


Kimi yerler var çok yakınımda. Orada tanıştığım insanları beklentisiz, hesapsız, sınırlarım olmadan sevebiliyorum. Onları sevdiğimi bile bilmiyorlar ve en güzeli de bilmiyor olmaları beni üzmüyor. Beni sevsinler diye uğraşmıyorum, kendimden vazgeçmiyorum ve tüm huysuzluklarıma rağmen kaçıp gitmiyorlar benden. Orada aşık olabiliyorum, yalnızlaşabiliyorum, saklanabiliyorum, yepyeni bir sayfa açıp yeniden başlayabiliyorum; benim hayatımın aksine. Kitap okumayı işte bu yüzden seviyorum sanırım. 

Gerçekte, geçmişe takılı kalmaktan başka yaptığım hiçbir şey yok çünkü. Şimdiyi gerçek olmayan hayatlarda ararken, yaşadığım kadarıyla yetinmeye çalışan biriyim ben. 
Geçmişe karşı tövbekarım, bugüne karşı günahkar; geleceğe bakmaya ise yüzüm yok.  


25 Nisan 2015 Cumartesi

Soma’daki “Toplumsal Dönüşüm Projesi” Onlarla Hayat Buldu!

Soma İçin Bir Olduk:  Anka Küllerinden Yeniden Doğan bir Kuştur...

Allianz Türkiye, sivil toplum örgütleriyle el ele vererek, bölgede etkilenen vatandaşlara ulaşabilmek, onların yaralarını sarmak ve yeni başlangıçlarını desteklemek için Soma’daydı. Soma’da 2014’te gerçekleşen ve ulusumuzu derinden sarsan maden faciasının ardından, Afetlerde Psikososyal Hizmetler Birliği (APHB) ve Bilim Kahramanları Derneği (BKD) ile işbirliği yapılarak “Allianz SomaDA”yı (Soma Dayanışma Ağı) geliştirdi.



Soma’daki faciada 301 işçimizi kaybettik, olaydan yaklaşık 5 bin çocuk etkilendi. “Benim adım Esma, benim adım Sıla, benim adım Dilara, benim adım Abdurrahman… Biz bir robot yaptık. Grubumuzun adı Anka oldu. Anka küllerinden yeniden doğan bir kuştur.” Bilim Kahramanları Derneği’nin projesiyle çocuklar, bilim ve teknolojiyle meşgul oldular, acılarından biraz uzaklaşıp normal hayata döndüler.

“Allianz SomaDA”yı kapsamında, BKD ile yapılan işbirliği sayesinde, Soma çevresinde, olaydan etkilenen 6 ilçedeki 16 okulun, Bilim Kahramanları Buluşuyor turnuvasına katılımı sağladı. 34 gönüllü öğretmen, 150’ye yakın öğrencinin oluşturduğu 17 farklı Allianz SomaDA takımını 4 ay boyunca turnuvaya hazırladı. Bu yolla, öğrencilerin normal hayata dönüşü desteklenirken, psikososyal ve kişisel gelişimlerine de katkı sağlanması amaçlandı.

“Allianz SomaDA”nın bir ayağı da faciadan etkilenen ailelerin çoğunlukta olduğu Dursunbey’deydi. APHB ile yapılan işbirliği sayesinde, Dursunbey’de bir psikososyal destek merkezi açıldı. Çocuklara, yetişkinlere ve gruplara yönelik üç görüşme odası bulunan Dursunbey Psikososyal Destek Merkezi’nin hizmetleri, merkeze uzak bölgelere de ulaştırıldı.


Bir boomads advertorial içeriğidir.

20 Nisan 2015 Pazartesi

Ki alışılmadık da değil



Kimsesizler bahçesinde büyüyen mahşerim ben,
Dirilebilecekmiş gibi içimde bir yer;
Ses nefes yok,
Nerdeyim?

Adımı unutuyorum kimi zaman,
Ki alışılmadık da değil...

Kasırgaya tutulan bir bulutun gözyaşıyım ben,
Yağabilecekmiş gibi içimde bir yer;
Düştüğüm yok,
Nerdeyim?

Adımı unutuyorum kimi zaman,
Ki alışılmadık da değil...

Okyanusa bırakılan bir şişenin içindeki boş kağıdım ben,
Varabilecekmiş gibi içimde bir yer;
Adresim yok,
Nerdeyim?

Adımı unutuyorum kimi zaman;
Ki alışılmadık da değil...

Varılmayan kıyıların özlemiyim,
Işığı görünmeyen limanın belkisi,
Çıkmak üzere olan fırtınanın tedirgin bekleyişi.
Nerdeyim?

(ZY)





10 Nisan 2015 Cuma

Beni nasıl hatırlayacaklar?


Vaktiyle bana hakkını helal etmediğini söyleyen insanla uzun zaman sonra tesadüfen karşılaştığımda, o insanı görmezden gelirim sanıyordum. Üstelik hakkını helal etmeyişinin tek nedeni, benim kendisinden farklı olan yaşam tarzımken...Ama sımsıkı sarıldığında, gözlerim doldu, boğazım düğümlendi. O kadın, benim küçüklüğümü koruyan ikinci annemdi ve inkar etsem de gittiğinden beri, içimde bir yer eksikti. Arkasında duran çocuklara, "Bakın bu benim eski öğrencim." dedi. 
"Çok çok eski." diye düzelttim.
"Kendisi doktor olacak." 

Biliyordum aslında bal gibi. Kadının tavrı, ben hayatımda başkalarınca "takdir edilen" bir yol çizdiğimde değişmişti. Karşısına, bir yol çizememiş, savruk bir insan olarak çıksam, yüzüme bakmayacak; baksa da kendince birkaç laf ettikten yahut eleştirdikten sonra çekip gidecekti. 
Biliyordum aslında. Değer verdiği yalnızca ben olarak "ben" değil, çizdiğim yoldaki "ben"di. 

Bense, kardeşim hastayken ve evde durumlar iyi değilken, okulun bankında tek başıma oturup uzaklara daldığımda, bana kantinden aldığı tüp çikolatayı veren kadın olduğu için değer veriyordum ona. Okula pasta getirip doğum günü kutlayan çocuklara özendiğimi fark edip, benim doğum günümde sınıfa sürpriz pasta getirdiği için seviyordum. Beni yüreklendirdiği için. Destek verdiği için. En çok da, her daim gülümsediği için...

Ben de başkalarının hayatına böyle küçük dokunuşlar yapabilmeyi ve sırf bu küçük dokunuşlarla hatırlanabilmeyi isterdim. Bana baktıklarında 'doktor olacak kız' değil, 'hani zamanında gelip elimizden tutmuştu, iyi kızdı' demelerini...

Velhasılı kelam, okuduğunuz bölüm, kendi insanlığınızın önüne geçebiliyormuş demek...