2 Temmuz 2015 Perşembe

Yanlış toprak


Yanlış toprağa ekilmiş tohumlar gibiyim...
Sürgün verecekken, susuzluktan çürüyen...
Bir koku;
Yanık saç, yanık tene benzeyen,
Yağmurun unuttuğu bir yerde.

Çatlaklardan sızan güneşi uyandırıyor ümitlerim,
Biraz ışığa muhtaçtım,
Karanlığa mahkum olmadan önce.
Şimdi aydınlıktır cennetim.

Yanlış hana düşmüş yolcular gibiyim...
Boş keseyle yola devam eden...
Bir nefes;
Eşkıyaya, hırsızlara benzeyen,
Hızırın unuttuğu bir yerde.

Kapalı kapıların ardından bakıyor ümitlerim,
Biraz dinlenmeye muhtaçtım,
Yollara mahkum olmadan önce,
Şimdi uykudur cennetim.

Z.



25 Haziran 2015 Perşembe

Yalnız


Şarkıları yalnız dinliyoruz,
Yalnız bakıyoruz gökyüzüne
Yalnız uyuyoruz
Ve yalnız görüyoruz, tükenen geceyi...
Biz asırlık yalnızlığa gebeyiz belki;
Kan ter içinde, bir doğum evinde
Dişimizi sıkarak alışıyoruz...
Ben seni doğurdum belki;
Hiç olmadığın surette.
Ve sen de beni doğurdun, kim inkar edebilir?
Yalnızlığım bir doğum lekesi.

ZY

15 Haziran 2015 Pazartesi

Dünyanın en güzel şarkısı

Bana göre budur:



Çocuktuk sadece
Hayallerimiz uyumluydu kalplerimizle
Gemimize tırmanıyoruz
İsteseniz de istemeseniz de gidiyoruz biz
İsteseniz de istemeseniz de

Denize yelken açtık
Amaçsızca, yönler ve zaman çizgisi olmadan
Gelip bulduğumuz bu kıyıyı
Önceden de görmüştük, konuşmadan ya da tek kelime paylaşmadan
Gerek yok duyulmasına gerçek düşüncelerinin
Sen, kelimelerle ifade edilemeyecek kadar güzelsin

Gitme altınlarla döşenmiş yollardan
Seni hüsrana uğratacak onlar
Bulduklarını paylaşmazsan eğer, bunun ne zevki kalır?
İnşa etmesi yıllar süren şeyler, saniyeler içinde yıkılır

Kimse avutamayacak beni
Bilmeyecek neler olduğunu içimde
Terkedilmiş bir boşluk, kalacak eskisi gibi
İkinizin de bana yalan söylediği yeri hatırlatarak

Bununla yaşarken öğrendim
Hayatım boyunca okuduklarımdan daha fazlasını
İkiniz bununla da alay etmişsinizdir, bahse girerim

Özlüyorum bu duyguyu
Dokunuşun, öpücüğün ağır gelirdi aklıma
Hatıralarımız ebediyen mühürlendi zamanda
Senin olduğu kadar benim de sırrım bu
Mantığımız karşı geldi
Ölene kadar saklayacağım seni

Dinliyorum...Ne yorgunluk kalıyor, ne stres...Başka bir diyara sürüklüyor beni sanki. Bir şarkının yapabileceklerini yeni anlıyorum...
Low Roar, keşfedilme ihtimalini bile kıskandığım bir grup olsa da, paylaşmadan duramadım :)
Belki seversiniz...

29 Mayıs 2015 Cuma

Sokak Kedisi

SOKAK KEDİSİ

Vazgeçmek için çok erken diyor bir sokak kedisi.
Susmasını söylüyorum, inanmıyor besbelli,
Anlatıyorum tane tane,
Daha ilk adımda yorulup, emeklediğimi.
A harfinde fırlatıp atışımı alfabeyi,
Bırakıp gidişimi, bir vakitler çok sevdiğim her şeyi,
Sırf erken yorulduğumdan.
Yeniden başlamak için çok geç diyor,
Tembelce gererek patilerini.
Gitmesini söylüyorum defalarca, oysa lafımı ikiletmezken.
Bir çöp bidonunda kaybolup gidiyor tüyleri.
Günlerce yürüyorum, hiç durmadan.
Başladığım ve bitirdiğim nokta arasında.
Dönüyorum yeniden,
Sırf göstermek için yeniden başlayabileceğimi,
Bomboş bir sokaktaki,
Bomboş çöp bidonuna.
Gözümde dolaşıyor,
Kaçıp giden sokak kedilerinin hayali.
İçimi kanatıyor,
Huysuz bir çocuk sesi.
Üstelik tam da istediğim gibi;
Başladığım ve bitirdiğim yerdeyim,
Sırf erken yorulduğumdan.

ZY